Pages

17 Eylül 2005

160905

Kaç kitabım var?

Ben arşivcilerden değilim. Şu dünyada okunacak o kadar çok kitap var ki, bir kitaba geri dönüp baştan okuyacak kadar vaktim olmayabilir. Asla. Bu sebeple dört bir yana kitap salmış durumdayım. Sadece Arşivlediğim 3 yazar var şu anda. Bir de Kendini Prens Sanan Kurbağa'mdan iki tane var; birini herkese verebileyim diye aldim. Böylesine cömertim işte. Kitaplarımı sonra istemeyi de unuturum çoğunlukla. Kısacası, saymadım. Ama öyle 300-500 tane felan yoktur.

En son aldığım kitap?

En son, Nezih Kitabevi'nde (reklam) Douglas Adams'in The Ultimate Hitchhiker's Guide'ını aldım. The Hitchhiker kitaplarinin toplaması, artı bonus bir hikayeyle, Douglas Adams'ın sonradan eklediği bir tarihçe barındıran koccaman bir kitap. Pek şahane. Ama kalınlığı sebebiyle taşınacak gibi değil sağda solda. Anca gece yatarken.

En son okuduğum kitap?

Kurt Vonnegut'un "Timequake"inden sonra, Douglas Adams'in "The Restaurant at the end of the Universe" ünü okudum. Şimdi de yine Douglas Adams'tan "Life, the Universe and Everything"i okuyorum.

Benim için anlamı olan ilk beş kitap?

1) Günlerin Köpüğü - Boris Vian;
Üçlemenin ilk kitabı. Belki de hiçbir zaman yazılmamalıydı.

2) Kendini Prens Sanan Kurbağa - Sabri Kaliç;
"Bir yer: İstanbul.
Bir zaman: Akşam.
Bir mekân; Beyoğlu.
Bir insan: genç adam.
Bütün bunlar sizce nereye varır.
Yanıt: Hiiiç!" diyerek, 2000 tarihli günlük önsözlerime giriş yapmayı başarmıştır. Yapılabilecek en kötü kitap kapağına sahip olsa da, yazılabilecek en "herşey".

3) Gösteri Peygamberi - Chuck Palahniuk;
Palahniuk'un okuduğum ilk kitabı olmasındandır, belki de kendisini her kitabiyla "tarz" olarak tekrar ettiğini farkedişimden öncedir (farkettikten sonra da pek birşey değişmedi aslen) bilemeyeceğim. En sevdiğim Palahniuk eseri. Öyle işte.

4) Çarklar Arasında - Hermann Hesse;
Çok klişe yazarlardan gidiyorum hoş, daha 5nci maddeyi görmediniz ama, bu kitabın derin bir "ben neden çalışıyorum" mazisi var. Fen Liseleri Sınavı'na hazırlanırken okumuştum, çok net hatırlıyorum. Kahrolsun Emmalar, yaşasın Hanslar dediğimi de tabii.

5) Çavdar Tarlasında Çocuklar - Jerome David Salinger;
Teoman adamı, "gönülçelen gönülçelen lallaaa" diye şarkı yaptığından beri ismini zikrederken korkar olduk ama hayir, sonuna kadar arkasındayız. Hatta dialog yazma sıkıntısı olanları hala daha Salinger'a yönlendiriyoruz. Bu kitaptan sonra, birkaç kitabıyla, birkaç kısa hikayesini okudum zâtın. Onun gibi kısa hikaye yazmak için nelerimi verebilirdim diye düşündüm sonra da.

*Bonus * Gizli Ada - Enyd Blyton
Çocukluğumun kitabıdır. Ve hayatımda 3-5 kere okuduğum tek kitaptır. Ölesiye severim. İlkokul ikide okuduğumdan bu yana hep içinde eşya depolayacağım bir ağaç kovuğum, hep suda yüzen bir ineğim, hem bir sandalım ve bir Jack'im olsun istemiştim. Ağaç kovuğundan sandalıyla suda yüzen Jack isimli bir inek olmayı değil.

Okunmayı bekleyen kitaplar?*

1) So Long and Thanks For All the Fish ve Mostly Harmless ile Douglas Adams;
2) Kinyas ve Kayra'dan sonra bir türlü fırsat bulamadığım Zargana'sıyla Hakan Günday;
3) Bir de her ne kadar beni aştığını farketmiş olsam da inatla; Romeo and Juliet.

juliet - then, window, let light inand let life out!
romeo - farewell, farewell! one kiss, and i'll descend.


Elim Sizde!

Kipritçi Hatun
Şatodaki Cambaz
Nokibey'im.
Bir de fena halde Nikita'yi sobeleyesim var ama şu anda Kraliçe Elizabeth'le önemli konular konuşuyor olabilir.

Beni Sobeleyen;

Salyangoz

*Selj'den aşırma soru.

9 Yorum:

bella donna dedi ki...

nokibey rücan değil di mi?

clémentine dedi ki...

hele şükür diyeyim. douglas adams'a kavuşmana sevindim. sever misin diye kestiremiyorum açıkcası. Benim en sevdiğim So long and thanks for all the fish ve mostly harmless :) Ayrıca sanıyorum son baskıya Solmon of Doubt da dahil edilmiş. Onu 6. kitap olarak basmıştı Kabalcı.

Ne dersiniz bu duruma bilmem ama adını yazarken bile gözümün hem neşeyle parladığı hem de biraz yaşardığı tek insan bu adam. Neden bilmiyorum. Belki erken öldüğü ve benim geç keşfettiğim için olabilir.

Ya da ben çok hayalperestim...

bella donna dedi ki...

rücan değil tabii ki. gürcan. yani gürcan. bakınca da gördük.
yahu adamla çok güzel yemek sohbeti yapılıyor -nazlım diyordu da inanmıyordum, gerçi sohbeti yaptım ama gürcan'ı gördükçe bu duruma hala inanamıyorum! 6 dilim pizzayı gözümün önünde yemiş olsa bile. ben de o kadar yedim tamam. ama en azından bana baktığınızda o altı dilim pizzayı yediğime inanabiliyorsunuz!

fatima dedi ki...

gürcan bu sene üç kilo verdi bella ve bununla övünüyor.
bu arada cle; eklenen 6nci kitap "young zaphod plays it safe".

clémentine dedi ki...

Hımm.. bu ilginç. Seriyi 5+1 kitaplık diye basmışlardı. neyse. ideefixe'de indirimde. ben de mi alsam toplucasını diye düşünüyorum. evde durmalık. diğerleri gezdirmelik :) evet aynen düşündüğün gibi ;)

bella donna dedi ki...

ıııım... tebrik ediyorum kendisini. dilerim bir an evvel kendisi de görür bunu, daha fazla incelip de bize nispet yapmasın 89 ne yani ben de 8 kilo verdim, ama hiç lafını ediyo muyum? bak, haşa, adını bile anmıyorum!?! oooof oooooooooof...

fatima dedi ki...

Cle; nezihte gayet cüzi bir miktara 1000 sayfalik "the ultimate hitchhiker's guide" satiliyor. Zaten cevirilerinden pek hoslanmamistim, guzel kelime oyunlari kaciyordu. Al derim. Tukenmeden.

nocturnal dedi ki...

Vayy bayağı bir dedikodu dönmüş burada hakkımda yeni görüyorum heheh nazarınız değdi yav benim göbek yine çıktı meydane. Acilen yeni bir aşk acısı yaşayıp kilo vermeliyim:)

cornelius dedi ki...

bende sana diyim ki o zargana hayalkırıklığı...
kinyas & kayra'yı okuyamadım bende ama onu merak ediyorum ama diğer iki kitabını okudum hakan günday'ın ve bence piç okumayı düşündüğün zargana'dan çok çok daha iyi bi' kitaptı.

Yorum Gönder