Pages

hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2010

131010

Hastalarla el sıkışmak kadar tiksindirici bir eylem olamaz.

Hemen bu cümleyi okuyup önyargıyla yaklaşmayın. Bir hastaya ne zaman şikayetiniz nedir diye sorsam, az önce diliyle yokladığı çürük dişine sağ elinin işaret parmağını sürtmek şartıyla gösterip, parmak ağızdayken "işte bu diş ağrıyor" der. Bunu söylerken "R" harflerinde o dil, parmağın geri kalan kısmını da tükürüğe bular. Sonra hasta elini ağzından çıkarır, parmak kurur ve hasta unutur.

Ama hekim unutmaz! Hastanın çürüğü temizlenir, dolgusu yapılır, hasta kalkar ve teşekkür etmek için elini uzatır. Başımı tablaya eğip, diş aletlerini temizliyormuş gibi yapamazsam mecburen ben de uzatırım elimi.

Oldu olacak eldivenleri de takmadan bakalım hastalara!

El öpmeyi de hiç sevmem ayrıca, kim bilecek o elin az evvel nereyi kaşıdığını...

Şu Japonlar kadar medeni değiliz.

25 Ağustos 2009

250809

Anormal hastalar beni genelde yemege çıkacakken yakalarlar. Bu doğru bir tespit. Bakın bu da örnek...

Yemeğe çıkmak üzereyim.
Derken ikisi kadın üç şahıs içeri dalıyorlar;
-Doktooor doktooor ağrılı hastamız var, diyor kadınlardan biri.
Öğle arasından sonra ilgileneceğimi söylüyorum.
-Olmaaaazzz, diyor adam. Özürlü hastamız var!!
Bakınca farkediyorum ki kadınlardan sus-pus olanı görme engelli.
-Tamam, diyorum. Otursun koltuğa, bakayım.

Adam koltuğa gidip oturuyor. Diyorum;
-Birader sen değil görme engelli bayan otursun.
-Ha evet, diyor. Ama dişi ağrıyan benim...

Buradaki şahıslardan biri veya daha fazlası "şeref" özürlü. Ama hangisi daha şerefsiz kestiremiyorum.

15 Haziran 2009

150609

Geçen hafta üst katı su bastı.
İlginçtir ki (!?) bizim katın da elektrik trafosu yandı.
Bildiğiniz yandı.

Yine nöbetçiydim. İçeriye hasta doluyor ama ışıklar bile kapalı. Klinik karanlık. Kasvetli. Fazlasıyla sıcak. Kapının üstündeki "klimalar çalışıyor, kapıyı kapalı tutun!" yazısı da diğer yazılar kadar anlamsız.

Adamın biri daldı içeriye;
-Doktor benim dişim ağrıyor. Napacaksın?
Dedim "elektrikler kesik, bugün hasta bakamıyoruz."
-Sen şimdi bana öl diyosun, geber diyosun, git kendini at diyosun...
Dedim "hiçbirşey demiyorum."
Bağırmaya başladı.
Dedim "bağırmak istiyorsanız klinikten dışarı çıkın"
-Sen şimdi bana defol diyosun, s.tir git diyosun...
Fesubhanallah dedim.

Bugün bir şikayet mektubu geldi kata. Diyor ki;
"Klinikteki doktor bana hakaret etti, bana ağza alınmayacak küfürler savurduktan sonra beni klinikten kovdu."

Şimdi bi s.ktir git birader demek haktır.

10 Mayıs 2009

100509

Milletçe klinikte nöbetçi hekime şu şekilde soru sormayı çok severiz:

Nöbetçi hekim klinikte yürürken kolundan tutar, kendimize doğru çeker ve
"bişiy sorucam!" deriz.

...mi?

Sormayın bi'zahmet.
Doğru düzgün soru sormayı öğrenene kadar sormayın.
Kolumu morartmadan sormayı öğrenene kadar sormayın.
Yanıtlamıyorum.

14 Nisan 2009

140409

Geçen Ömer Seyfettin'in "Diyet" hikayesi geldi aklıma.
Hani adamın kolunu hırsızlık yaptığı için tam keseceklerken zengin biri gelip "ben diyetini veriyorum" diyip adamı yanında çalıştırır. Çalıştırır... Çalıştırır... Ölesiye çalıştırır... Artık adamın canına tak eder ve kendi kolunu kesip fırlatır zengin adama "al sana diyet" diye.

Kaç hasta oldu karşıma dikilip "Senin paranı ben veriyorum!" dediği...

Benim paramı kim veriyor?

Hangi para..?